Çalışma Konularım

Danışanlarımın çoğu hayatları dışarıdan bakınca yolunda göründüğü halde içeriden bir tuhaflık, doyumsuzluk hissettikleri noktada kapıyı çalar. Bazen bu anlamın birden kaybolduğu, "bütün bunlar niye" sorusunun her şeyi durdurduğu varoluşsal bir mesele: ölüm, sorumluluk, özgürlük ve yalnızlık gibi kaçınılmaz gerçeklerle yüzleşmenin ağırlığı ya da bir kimlik arayışı.

Bazen bu ağırlık kaygı ya da depresif bir duygudurum olarak kendini gösteriyor: sürekli tetikte olma hali ya da her şeyin rengini yitirdiği bir donukluk.

Bazen ortada bir eşik var: yeni bir şehir, yeni bir iş, bir ayrılık, ebeveyn olma hali. Yeni yaşam dönemlerine uyum çoğu zaman sessizce, fark edilmeden zorlayıcı olabiliyor.

Kimi zaman ise bir kriz yok, sadece kendini daha derinden tanıma ve örüntülerini görme isteği var. İçgörü kazanmak ve kişisel gelişim için de buradayım. Bu her zaman bir "sorun"dan değil, merak ve büyüme arzusundan da gelebilir. Zorluklarla baş etme gücünü, psikolojik dayanıklılığı ve genel bir iyi oluş halini inşa etmek de sürecin bir parçası.

İlişkilerde nasıl iletişim kurulduğu, sınır koymakta yaşanılan güçlük ya da tekrar eden örüntüler de sıklıkla çalıştığım konular arasında.

Ayrı bir başlıkta, ebeveynlerle buluşuyorum: çocuklarına dair taşıdıkları kaygıları ya da kendi ebeveynlik deneyimlerini konuşmak isteyenlerle.

Bunların hepsi, bana göre, aslında aynı köke iniyor: kendi cevabını başka birinden ödünç almış olmak ya da hiç sorulmamış bir soruyla yüzleşmek. Psikolojik danışma süreci ise o cevabı vermekle değil, kendi cevabını yazmakla ilgili.