Yaklaşım ve Çalışma Şeklim

Bir seansa başlandığımızda çoğunlukla net bir gündem olmaz. O an danışanın aklında ne varsa oradan başlarız. Bazen üç gün önce onu rahatsız eden küçük bir cümle, bazen bir rüya, bazen hiçbir şey. Sadece sessizlik.

Geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğine bakarım. Hangi örüntülerin, hangi savunmaların, hangi sessizliklerin bugün danışanım adına konuştuğunu anlamaya çalışırım. Geçmişi anlamak, bugünü değiştirmek için tek başına yeterli olmadığından orada fazla oyalanmam. Asıl konu, danışanımın bu bilgiyle bugün nasıl bir özgürlükle, nasıl bir sorumlulukla yaşayacağıdır. Bir yanım "neden böyle hissediyorsun"u sorar, diğer yanım "peki şimdi ne yapacaksın"ı. İkisi birbirini tamamlar.

İlk görüşmelerde değerlendirmem, dinlerim. Neyin danışanımı buraya getirdiğini, neyi anlamak ya da değiştirmek istediğini birlikte konuşuruz; hayat hikayesini öğrenirim. Oradan, birlikte yol alıp almayacağımıza karar veririz. Süreç düzenli, haftalık görüşmelerle ilerler. Bu düzenlilik, derinleşmenin ve güvenin zeminini kurar. Ne kadar süreceği kişiden kişiye değişir; bazı düğümler birkaç ayda açılır, bazıları yıllar ister. Acele etmem.